Kelimeler hakkında düşünmeyi, araştırmayı seviyorum. Bazen dikkatimi çeken bir kelimeyi irdeliyorum, bazen okuduğum kitabın bir satırına rastgele parmağımı koyuyor ve işaret ettiği kelimeyle ilgili yazıyorum. Bu defa başka bir vesileyle karşıma” diken” kelimesi çıktı. Ne yalan söyleyeyim, bununla ilgili ne yazılır diye düşündüm önce. Sonra araştırınca karşıma inanılmaz bilgiler çıktı. Bulduklarım o kadar çok ve zengin ki sanırım bir deneme yazısına sığmayacak. “Diken serisi“ yapacak gibiyim, öyle görünüyor.
Bitkilerin dokununca acıtan ucu sivri çıkıntılarına (gül dikeni) veya vücutta oluşan ve yine can yakan kemik çıkıntılarına (topuk dikeni) verilen isimdir diken. Aynı zamanda bazı bitki çeşitlerinin ortak adıdır (deve dikeni).
Atasözlerimiz de diken konusunda oldukça zengin. Uzun uzun anlatmak yerine bir atasözü söyleyerek çok şey ifade edebildiğimiz, mecaz anlamlar ifade eden atasözlerimiz şunlar:
Gülü seven dikenine katlanır.
Dikensiz gül olmaz.
Bir ağaçta gül de biter diken de…
Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni. (sancar: Batar)
Dağ çalısız kalmaz, yol kenarı dikensiz olmaz.
Gül dikensiz, sefa cefasız olmaz.
Diken, battığı yerden çıkar.
Dikenin yerinde diken biter.
Atalar sözü olur da deyim olmaz mı? Dilimizin zenginliği olan deyimlerimizden diken ile ilgili olanları görelim:
Tüyleri diken diken olmak
Diken üstünde olmak
Diken üstünde oturmak
Arının dikenini görüp balından el çekmek
Göze diken olmak
Nasrettin hocayı bilirsiniz. Kısa fıkraları vardır fakat bu fıkralar uzun felsefî anlamlar ihtiva eder. Günümüzde sosyal medyanın hareketli ve sesli oluşuyla gençleri cezbeden yayınlarından dolayı Nasrettin Hoca kıymetten düşmüş gibi görünse de bu yayınlar sabun köpüğü gibi sönecek; Nasrettin Hoca yüzyıllar sonrasına bile hitap etmeye devam edecektir.
Alacaklıların açgözlülüğünü, daha zamanı gelmeden ödeme yapması için borçlusunu sıkıştıranları ne güzel anlatmış hocamız:
PEŞİN PARAYA GÜLMEK
Nasreddin Hoca bir ahbabından borç almış. Elde avuçta olsa Hoca hemen ödeyecek ama yoksulluğun iki gözü de kör olsun. Daha vadesi gelmeden adam alacağı için Hoca’nın kapısını aşındırmaya başlamış. Bir böyle iki böyle derken yine bir gün adam borcunu istediğinde;
– Şu anda yok ama, demiş, çok yakında ödeyeceğim,
Böylesi düşman başına, adam yüzsüz mü yüzsüz:
– Söyle Hoca, ne zaman vereceksin, kimden bulup vereceksin!
– Evin önüne çalı ektim!
– Niye?
– Koyun sürüsü geçerken yünleri çalıya takılacak.
– Sonra?
– Bizim hatun bu yünleri toplayacak, yıkayacak, tarayacak, eğirecek, dokuyacak, ben de götürüp satacağım.
– Eee?
– Ne e’si be adam, sordun ya, senin paranı o zaman öyle ödeyeceğim.
Buna kim gülmez; adam da kasıklarını tuta tuta gülünce Hoca:
– Gidi hâlden bilmez, demiş, peşin parayı gördün ya gül bakalım!
Ben de diken ve insan karakteri arasında bağlantı olduğunu düşünüyorum. Nasrettin Hoca gibi felsefe yapmak iddiasında değilim, benimki sadece düşünce.
İnsan karakterlerini ikiye ayırmak mümkün kanaatimce; gül gibi olanlar ve diken gibi olanlar.
Gül gibi olanlarla her iş kolay olur, neşeli geçer, tadından yenmez, zevki başkadır. Gülün naifliği ve letafeti yer etmiştir ruhlarında. Sevgi doludur kalpleri, nezaket timsalidir hareketleri. Etraflarına huzur verirler, mutlu ederler sevdiklerini. Gülü koklayan ne tür duygularla dolarsa onlarla yaşayan da o duyguları hisseder.
Bazıları da vardır ki diken olmayı seçmişlerdir hayatlarında, herkese batarlar. Mutsuzdur etraflarında olanlar. Onlarla yapılan iş zorlaştıkça zorlaşır, tedirginlik had safhaya ulaşır. Kaba saba insanlardır; nezaketin sokağından geçmemiş, mutlu olmayı ve mutlu etmeyi düşünmemişlerdir. Tek gıdaları vardır onları besleyen: kavga.
Bize düşen, seçim yapmak: Gül mü olacağız yoksa diken mi, sevilen mi olacağız buğz edilen mi?
“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” diyen Güllerin Efendisi’ne uyarsak biz de gül bahçesinde bir gül yaprağı olur muyuz ki?
Küçük bir yer açtım gönül bahçeme
Gel de gir sevgilim beni sevindir
Başkası giremez senin yerine
Gül bahçesi yalnız güller içindir.
Nurhayat ÖRENCİK
Not: Caner Kuru’nun “Gül Bahçesi” şiirinden alıntıdır.
- UMURUMDA DEĞİL - 17.12.2025
- ETLİ PİLAV - 11.04.2025
- KAHVE - 16.02.2025
- TEBRİK KARTLARI - 20.01.2025
- BİLMECE - 15.01.2025
- SAKLAMAK - 20.05.2024
- SEN SUS KALBİN KONUŞSUN - 03.02.2024
- MÜTEKABİLİYET - 30.12.2023
- DİKEN-3 - 18.12.2023
- DİKEN-2 - 06.12.2023
- DİKEN - 30.11.2023
- ÇİÇEK - 02.11.2023
- TÖRE - 04.10.2023
- BATTANİYE SICAKLIĞI - 25.09.2023
- ZIR DELİ - 12.06.2023
