ALACAKLI

“Açlık yaşıyor olabilirsiniz,” dedi doktor. Açlık… Bazen öç alır gibi yemek yediğimi düşündüğüm oluyordu evet ama bu… Bunu daha çok kızıp da anlatamadığım, görüp de düzeltemediğim ve değiştiremediğimi görünce çaresiz kaldığım şeylere karşı oluşturduğum bir tepki olarak düşünmüştüm. Aç mıydım da yedim? Doydum mu? Yemek lezzetli miydi, değil miydi onun bile ayırdına vardırmayan bir hâl. Kaşlar çatık, bazen üzgün ve bıkkın; bazen de homurdanarak yediğinden bir şey anlamama hâli. Sanki sofradaki nimetin, tabaktaki yemeğin suçu neyse!

Beni bazen bir elmayı hınç alırcasına ısırırken ya da bir ekmeği doğrarken görseler kesin “Hayırdır öfken kime?” diye sorarlar. Muhtemelen ne diyeceğimi bilemem. Sebep bir değil çünkü. Hangi birinden başlayayım?

Ekmeği dilimlerken bir bıçağın insana çağrıştırabileceği onca şey varken insanın aklına en önce küçücük, masum evlatların okumak için gittikleri okulda gözleri önünde arkadaşlarının bıçaklandığına şahit olmaları geliyorsa, dahası o vahşet anların, o menfur hadisenin yine bir çocuğun elinden çıkması… Üstelik bunun ilk olmaması, durmaması, bitmemesi, kim bilir kaç tanesinin de duyulup bilinmemiş olması, bu kör olası düzenin değişmesi için konuşmak isteyenin susturulması, birilerine gün doğması, birilerinin hadiseleri sinsice bir yerlerden seyredip elini ovuşturduğunu bilmek duygusu, tavşana kaçmayı salık verip tazıya ise tutmasının söylenmesi ve birilerinin de hâlâ bu işlere çanak tutması… Bunların bir tanesi bile insanın öfkesini olmadık şeylerden çıkartmaya yeterken biz her gün hepsiyle tek tek çarpışıyoruz resmen. Hal böyleyken yediğinizden içtiğinizden tat almamayı geçtim, doyma hissini kaybetse insan çok mu?

Ama doktorun kastettiği başka bir açlıkmış, saniyesinde devam etti. Koskoca kardiyolog bana “Hava açlığı,” yaşadığımı söyledi. Hakiki hava açlığı??? Uzun uzadıya da izah etti. Böylece bahsettiği şeyin yemekle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı gerçeği ortaya saçıldı. O bir yandan önündeki onca tahlil, ultrason çekimi vs. gibi tetkiklerimi incelerken bir yandan da anlatmayı sürdürdü. Ben de etrafa dağılan cümleleri tek tek toplayıp evdekilere anlatmak için çantama doldurdum. Kalp kapakçıklarım sağlammış. EKG’den sonra bir de efor testi lazımmış. Ondan sonra yine konuşurmuşuz. Kas ve eklem ağrıları da bunları yapabilirmiş ama daha çok psikosomatik bulgular burada devreye giriyormuş. Ez cümle aldığım nefes bana yetmiyormuş!

“Hangi havayı içimize çekelim de ferahlayalım doktor, bu hava mı iyi gelecek bize? Hepimiz havasız, insansız, insafsız, adaletsiz ve huzursuz kaldık. Kalakaldık! Hepimizin hanesinde “Alacaklı” yazıyor bir şekilde. Hepimizin hak ettiğimiz nefesi almaya ihtiyacı var!” diyemedim de dediklerine kafa salladım ve uslu uslu doktoru dinlemeye devam ettim. O ne yapsın.

Son olarak hassas biri olup olmadığımı sordu. İçimden bir şey demek gelmedi, sağ olsun güngörmüş biri olunca halden anladı; “Kimsede” çıt yok! Öyle anlaştık.

Gamze Koç

8 “ALACAKLI”yanıtını veriyor

  1. Neler söylemek, yazma ,haykırmak istiyoruz da susuyoruz, bir şey değişmiyor zaten diye …

  2. Selis, içli ve mükemmel bir yazı olmuş. Elinize sağlık Gamze Hanım.

  3. Knut Hamsun’un açlığını hatırlattı.
    Hepimiz açız, birçok şeye. Dahi, bu açlıklar tüketiyor her birimizi. Bünye, türlü vitamine, akıl, türlü bilgiye, ruh, türlü duyguya, nefs, türlü hevese. Hep bir koşuşturma, hep bir kovalama. Vitamini, proteini, bilgiyi, hevesleri, duyguları kovalama. Alabildin, aldın. Alamadın, alamadığın ölçüde, maraz. Tümüne ulaşabilmek, ne mümkün? Kim başarmış? Hasılı kelam, dâim açız vesselam.

  4. Harika bir yazı olmuş tebrikler teşekkürler emeğinize yüreğinize sağlık

  5. Kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş gamze hanım tebrikler 👏👏👏

  6. Çok güzel ve anlamlı bir yazı, ellerinize sağlık. Günümüz problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmışsınız…

  7. Doktorun koyduğu teşhis fizyolojik olabilir ama sizin hissettiğiniz hepimizin ortak sancısı. Adaletsizliğe, vicdansızlığa karşı aldığımız nefesin yetmeme hali. Kaleminize ve hisli yüreğinize sağlık Gamze Hanım.

  8. Hepimizin duygularına tercüman olan hisli ,duygulu , güzel bir yazi olmus yüregine sağlik Gamze hanım 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir