-Kalksana! Hâlâ ne diye burada oturuyorsun? Hazırlan da yola çıkalım. Vapuru kaçırırsak bir sonraki vapur iki saat sonra kalkacak. Nikâhı kaçırırız.
Ben, yapmam gereken bütün işleri sıraya koymuş ve sanki hepsini bugün bitirmem gerekiyormuş gibi durmadan çalışıyorum. Pardösümün eteğine parmağım takılmıştı, dikmeyi unutmuşum. Önce onu diktim. Çoraplarımı yıkamıştım, kurumamış. Kuru çorabımı ayağıma geçirince tam başparmağımın üzerinden kaçan ilmeği gördüm. Elimde iğne iplik varken hazır, onu da dikivereyim, dedim. Sanki pabucumun içinde biri görecek.
Diyorum ya bugün en olmayacak işleri oldurmaya çalıştığım bir gün. Dünden hazırlansaymışım çok iyi olacakmış ama benim “Sonra yaparımcılığım” başıma dert açacak illa ki. Çok hayranım her işini zamanında tıkır tıkır yapan, gittiği yere tam zamanında yetişen, kimseyi bekletmeyen insanlara.
Mehmet’in nikahı var saat 15’te. 13 vapuruna yetişmek mümkün olmayacak gibi. Hala çorabın kaçan ilmeğini yakalayıp dikmeye uğraşıyorum. Annem bana sinir oldu, farkındayım. Olsun, umurumda değil. Ben bu nikaha yetişmesem kıyamet kopmaz ya!
-İki taraftan da akrabayız, kaçırırsak çok ayıp olur. Hadi, acele et!
Sallanmaya devam… Kiminle evleniyor acaba kara oğlan? Oğullarına çok güzel bir kız bulduklarını duymuştum, sarı saçlı mavi gözlüymüş. Anası o güzel kıza rağmen oğlunun ne kadar yakışıklı olduğunu anlatıyormuş her yerde “Mehmet şöyle, Mehmet böyle…” diye. Kuzguna yavrusu Anka gelir tabi. Kızı gözümde canlandırmaya çalıştım, sonra vazgeçtim. Bana ne elâlemin kızından. Allah mesut etsin, o huysuz oğlanla ne kadar mesut olabilecekse artık…
Vapur iskelesindeyiz. Biz arabadan inerken 13 vapuru hareket etti. Arkasından bakakaldık. Annem açtı ağzını, yumdu gözünü. Haklı kadın, Allah için ama umurumda değil. Adım Hıdır, elimden gelen budur! İskelenin yan tarafındaki çay bahçesine girdik, çay söyledik. Bir bardak soğuk su daha münasip olurdu ama çay diye ısrar ettim. Annem, bir sonraki vapura bininceye kadar söylendi. Nikâh saatinde bir sarkma olmazsa nikâhı kaçırdık bile.
Neyse, gelin ben olmadıktan sonra kaçırmışız, kaçırmamışız ne fark eder? Bana bakıp “Evet!” dediğini duymadıktan sonra bunu kime söylediği umurumda bile değil.
Nurhayat Örencik
- UMURUMDA DEĞİL - 17.12.2025
- ETLİ PİLAV - 11.04.2025
- KAHVE - 16.02.2025
- TEBRİK KARTLARI - 20.01.2025
- BİLMECE - 15.01.2025
- SAKLAMAK - 20.05.2024
- SEN SUS KALBİN KONUŞSUN - 03.02.2024
- MÜTEKABİLİYET - 30.12.2023
- DİKEN-3 - 18.12.2023
- DİKEN-2 - 06.12.2023
- DİKEN - 30.11.2023
- ÇİÇEK - 02.11.2023
- TÖRE - 04.10.2023
- BATTANİYE SICAKLIĞI - 25.09.2023
- ZIR DELİ - 12.06.2023
