Siz de aynı duyguda mısınız bilmem ama bayramları sabırsızlıkla beklediğim günler düştü bugün aklıma; Günler öncesinden yapılan temizlik, arife gününden hazırlanan bayramlık kıyafetler, heyecandan uyuyamadığımız gece ve erkenden kalktığımız bayram sabahları…
Bizim çocukluğumuzda: Bayram sabahları anneler erkenden kalkar, hemen ocağı yakar, su ısıtır ve büyükten küçüğe bütün ev halkına banyo yaptırırdı. Erkek çocuklar en yeni elbiselerini giyer, babalarıyla neşeli bir şekilde bayram namazına giderdi.
Evin kızları, gelinleri ve anneler ise yanan ocağın üzerinde akşamdan hazırladıkları tepsi tepsi börekleri pişirmeye başlarlardı. Şimdilerde “Boşnak mantısı” adı verilen mantılar, kol pideleri ve bayramların olmazsa olmazı büryan pişmeye devam ederken diğer ocaktan tavuk suyu çorba kokuları gelmeye başlamış olurdu. Bayram namazından gelirken eve yaklaştıkça çorba ve büryan kokusunu duymak ayrı bir zevkti bizim için.
Eve vardığımızda ilk iş olarak varsa hemen dede, nine, baba ve anadan başlayan el öpmeler yapılır; kardeşler arasında da en büyükten başlayarak el öpülürdü. Aralarında bir yaş da olsa da küçük, büyüğünün elini öperdi. Bir yandan el öpmeler devam ederken diğer yandan sofra tam tekmil kurulmuş olurdu.
Bayram namazından gelindiğinde sofrada eksik bir şey kalmışsa o evin hanımı veya gelini çok mahcup olur, hatta hafif yollu takılmalara maruz kalacağı ima edilirdi. Ama ben çocukluğumda hiç kimsenin bu duruma düştüğünü görmedim duymadım.
Bayramlaşmadan hemen sonra “Bayram Kuşluğu” dediğimiz sofraya oturulurdu. Önce çorba, ardından büryan, sonra akşamdan hazırlanmış samsa (tepside pişirilmiş, soğuduktan sonra üzeri hafif sarımsaklı bol yoğurt ile kaplanmış yufka) ve en sonunda baklava tepsisi sofraya konur, afiyetle yenirdi. Verdiği nimetler için Allah’a dua edilir, sofradan kalkılırdı.
Aile içindeki bayramlaşmadan sonra en yakın komşulardan başlayarak komşu ve akraba bayramlaşmalarına çok önem verilirdi. Kutlamanın en önemli işlevini ise çocuklar üstlenirdi. Çocuklar anneleri ya da nineleri tarafından iyice tembihlenir; önce en yakın komşulara, hatta ilk olarak çeşitli sebeplerden (benim arkamdan dedikodu yapmışsın, tavuğuma “kış” demişsin, senin koyun bizim otları yemiş, senin çocuğun benimkine sataşmış vb.) hafif gönül kırıklığı olan komşulara gönderilirdi.
Bu komşular, el öpmeye gelen çocukları devletlerin barış elçileri gibi karşılar; el öptürdükten sonra onları öpüp koklar ve bahşişler vererek gönüllerini hoş edip gönderirlerdi. Hemen ardından o aile de bayramlaşmak için çocuklarını onlara gönderirdi. Çocukların bayram kutlamaları genellikle öğle olmadan biterdi. Onlar aldıkları bahşişlerle mantar tabancası, çatapatlarla sokakları cıvıl cıvıl bir hale getirirlerdi.
Öğleden sonra nişanlılar, yeni evliler komşuları ve akrabalarıyla bayramlaşırlardı. Akşam olduğunda ya da ertesi gün orta yaşlılar devreye girer, kendinden daha yaşlılara gider bayram kutlarlardı. Bayramın üçüncü günü artık en yaşlılar, kendinden birkaç yaş büyük olanların bayramını kutlar ve bayram sonlanırdı.
En önemlisi de bayram kutlamak için kimse kimseden randevu almazdı.
Gençler, kendinden büyükler annesinin, babasının bayramını kutlamaya gelmiş olsalar bile; tekrar o büyüklerin evlerine bayram ziyaretine gitmeyi ihmal etmezlerdi.
Bu düzen ve ihtimam önemini kaybettikçe bayramlardan alınan tat ve lezzet de eskisi gibi olmamaya başladı. Bu gelenek ve görenekleri devam ettiremeyen bizlere de maalesef:
“Ah nerede o eski bayramlar…” demek kaldı.
Yine de Allah bugünkü bayramlarımızı aratmasın diyerek bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım.
Selam ve saygılarımla.
Tadil Birinci
- ESKADER’DE KADİM BİR YOLCULUK: ÇİNİ SANATI ATÖLYEMİZ BAŞLADI - 29.04.2026
- TAŞA VE TOPRAĞA İŞLENEN ANLAM: ÇİNİ SANATINDA MOTİFLERİN DİLİ - 29.04.2026
- NASR SURESİ: BAŞARI SONRASI AHLAKI VE BAŞARI KİBRİNE DİRENİŞ - 23.04.2026
- “2025 ESKADER KÜLTÜR-SANAT ÖDÜLLERİ” SAHİPLERİNİ BULDU - 21.04.2026
- BÂBIÂLİ SOHBETLERİ’NDE ERDEMLİ GENÇLER KONUŞULACAK - 21.04.2026
- ESKADER’DE ÇİNİ ATÖLYESİ BAŞLIYOR - 19.04.2026
- ESKADER KÜLTÜR SANAT ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNE VERİLİYOR - 17.04.2026
- BÂBIÂLİ SOHBETLERİ’NDE BU HAFTA; HALUK İMAMOĞLU İLE KARDEŞLİK HUKUKU - 15.04.2026
- KİTAP DÜNYAMIZ - 08.04.2026
- BÂBIÂLİ’DE BİR ZAMANLAR - 31.03.2026
- ESKADER GÜLHANE ŞİİR AKŞAMLARI -3- - 30.03.2026
- ESKADER BÂBIÂLİ SOHBETLERİ DEVAM EDİYOR - 25.03.2026
- “AH NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR…” - 20.03.2026
- VII. ULUSLARARASI KAŞGARLI MAHMUT HİKÂYE YARIŞMASI BAŞLIYOR - 16.03.2026
- GENÇLERE HİTAP - 13.03.2026
