Siz hiç bir gazete yaprağı olmayı istediniz mi?
Ya da televizyon kumandası..
Peki siz hiç yakın gözlüğü olmak istediniz mi?
Ben istedim..
Çünkü çocuktum.
Ve babama yakın olan nesnelerin yerinde olmak bir insan olmaktan daha cazipti..
Bir insanı sadece başınızı okşaması karşılığında tüm hücrelerinizle sevebilirsiniz.
Her gece özleyebilir, kavuşmak için dualar edebilirsiniz minik kalbinizle.
Aklımın ermediği tüm zamanlarımın yegane kahramanıydı babam.
‘Aklımın ermediği zamanlar ‘ diyorum çünkü büyüyünce değişti tüm dengeler.
Karşılıksız sevmek yoktur.
Her insan belirli duygularla yaratılmıştır.
Severken sevilmeyi istemek en vahşi arzumuz.
Hele ki babamız tarafından sevilmeyi istemek…
Bazen 1-0 yenik başlarız hayata bazılarımız..
Bazen hayatta olmasına rağmen mezara koyduklarımız vardır, derinliğini sayılarla hesaplayamadığımız.
Ben gazete yaprağı olmayı, kendimi bir televizyon kumandası yerinde hayal etmeyi ya da yakın gözlüğü olma arzumu 12 yaşımda bıraktım.
Yine çocuktum.
Dilimin ‘baba’ kelimesine hiç dönmediği anlarım vardı.
Hatta o kelimenin hayatım boyunca toplam 100 kere bile kurulmadığı zamanlarım..
Ve baba derken gözlerinin içi gülen akranlarım..
Soruyorum size..
Siz hiç bir gazete yaprağı olmayı istediniz mi?
Ya da televizyon kumandası..
Peki siz hiç yakın gözlüğü olmak istediniz mi?
Ben istedim..
Çünkü çocuktum…
Ve hayatımın kahramanı saydığım adamı çocukluğumda unuttum!..
Münevver Kabaoğlu
- BAKTIM ÖYLECE - 11.04.2026
- ÖNCE - 25.03.2026
- ÇOCUKLUĞUM - 05.03.2026

Kalemine sağlık….
Her bir cümlesi ayrı ayrı bir duygu kokuyor. Öyle ki bir taraftan sitem öteki taraftan özlem ve hatta kavga….
Hoş hayat bir kavga değil mi sanki ???
Çok teşekkür ederim 🥰
Bir kız çocuğunun babaya olan düşkünlüğünü çok güzel özetlemişsin. Tebrik ederim 👏👏😘
Çok teşekkür ederim ablacım 🥰
Kalemine sağlık güzel arkadaşım. Başarılarının ve yazılarının devamını bekleriz.🥰
Çok teşekkür ederim canım kızçem 🥰🤍
Harika👏👏👏 Babası hayatta varken eksikliğini hissedenlerin sesi olmuşsunuz. Başarılar diliyorum 🌸