SÖZ AĞIZDA HELVALAŞIRSA…

24 Mayıs 2018

Türkistan Aşevi’nde Eskader’in iftar programındayız. İftarı yaptık. Dumanı üstündeki taze çaylar art arda geliyor. Birazdan Esat Kabaklı sazın teline vuracak, o davudî sesiyle bizi Niyazi Yıldırım Gencosmanoğlu’nun şiirlerinden bestelediği türkülerle buluşturacak. Onu bekliyoruz. Bu arada söz sözü açıyor; söz, söz bilen ağızlarda helvalaşıyor. Derken, sevgili yönetmenimiz Mustafa Nadir Önay dedi ki:

“Bir gün, bir grup arkadaşla Prof. Dr. Mehmet Genç’i ziyarete gittik. Bizi hoş karşıladı, sevgi ve ilgide cömert davrandı. İkramlarda bulundu ve sohbetin sonuna doğru hiç unutamayacağım bir hatırasını nakletti. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler’de öğrenciyken çok hastalanmış, güçten kuvvetten iyice düşünce Ankara Tıp Fakültesi’nde bir doktora gitmiş. Doktor tabiatıyla röntgen filmi istemiş. O da bir iki gün içinde çektirip götürmüş. Hoca filmi incelemiş, hemen bütün öğrencilerini başına toplamış. Gözlerinin içi gülüyormuş. Öğrencilerine filmi gösterip, işte, demiş, 4/4’lük verem vakası tam bu… Ben öleceğim diye üzülürken, o, tıbbi bir vaka yakaladığı için seviniyordu. Mehmet Genç, ‘o doktora kızamadım’ dedi. ‘Yalnız bana bir ufuk açtı ve kendi kendime söz verdim: Yaşarsam âlim olacağım…’”

Şerif Aydemir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir