Bir kelime çağırdı diye ansızın gittim şairin evine. Sıradan bir şaire değil “Konuşurken bir zambağa siz” demesine hayran kalan bir şaire. Şiir upuzun ve uzaktan bakan için ortalık darmadağınık. İçeride ne ararsan var demek kabalık olur. Cümleler, içine düşünce kolay kolay çıkılamayacak kuyular gibi. Bu, ilhamla falan olacak iş değil, besbelli yazdırılmış denilen mısralarla dolu.
Ben yazsaydımlı, keşkeli cümleleri kurmak bile zaman kaybı. Zaten durduk yere şiir sevmeyene şiiri sevdirmek, şairi bilmeyene onu tanıtmak değildi niyetim. Seveni var, kapıdan bacadan kovanı var bilirim de bu faslı hızlıca geçtim.
Kendi sesiyle dinlediğim zamanlardaki gibi mest olmadan, göğe dalıp gitmeden, işime yarayan mısrasını alıp çıktım şiirden. Yine kuvvetli bir rüzgâr gibi esip geçecek, ne var ne yoksa altüst edecek, yine taş üstünde taş bırakmayacak, tozu dumana katacak, gene ayaklarımı yerden kesecek ve yine dönmem zaman alacak diye sımsıkı tutundum dünyaya. Gardımı alıp şiirin can alıcı yerine konuk oldum.
…
Bir dilenci gördüm, çayırkuşundan bir şarkı için
kapı kapı dolaşıp dileniyordu.
Bir çöpçü, kavun kabuğuna secde ediyordu.
Bir kuzu gördüm, uçurtmayı yiyordu.
Bir eşek gördüm, yoncayı anlıyordu.
“Nasihat” otlağında bir inek gördüm, doymuştu.
Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa “siz” diyordu.
Bir kitap gördüm, kelimeleri billurdan.
Bir kâğıt gördüm, ilkbahardan.
Müze gördüm, yeşillikten uzak.
Cami gördüm, sudan uzak.
Umutsuz bir fakih gördüm,
başucunda sorularla dolu bir testi vardı.
Bir katır gördüm, yazı ile yüklü.
Bir deve gördüm, “nasihat ve misal”in boş sepetiyle yüklü.
Bir arif gördüm, “ya hu” ile yüklü.
Aydınlık götüren bir tren gördüm,
fıkıh götüren bir tren gördüm,
nasıl da yavaş gidiyordu.
Siyaset götüren bir tren gördüm,
ne de boş gidiyordu.”
Devamını getirmeden tam da bu son cümlede durdum. Maksadın hasıl olmasının verdiği huzurla, içi dolu olan bütün şeylerin hatırına, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bilen cümle güngörmüşlerin ruhları aşkına, durdum ve sustum.
Bazen sükut en ağır cümleleri taşır içinde; şimdi uzaktan bakmak, seyretmekse ruhuma en iyi gelen reçete.
Gamze Koç

Şiir gibi, şu gibi bir yazı💐
Elinize kaleminize sağlık…