Kara çadırlar onarılır, eskiyen bölümleri yenilenirdi. Göç yükü, kilim, keçe, minder, halı, yastık, süt-peynir ve yağ üretiminde kullanılan her türlü kap kacak, giyim eşyaları ve bulgur, şeker gibi erzak hazırlanırdı.
Göç öncesi hayvanlarla ilgili hazırlıklar tamamlanırdı. Kuzular sütten kesilir, otlakta otlamağa alıştırılırdı. Develer süslenir, çanları asılırdı. Deve ve katarlara göç eşyaları yüklenir, üzerine kilimler örtülür, kolonlarla bağlanırdı. Yağmurlu havalarda devenin yükünün üstüne keçe atılırdı. Yaşlıların ve çocukların dışında Yörükler göçü yürüyerek tamamlardı.
Kadınlar, yayla göçü öncesinde yoğun bir hazırlığa koyulurlar, dokudukları bezlerden şalvarlar dikerlerdi. On gün sürecek göç yolculuğu için yiyecek ve içecek hazırlamağa koyulurlardı. Yörüklerin başlıca yiyecekleri çökelek, söğüş, ballı yufka, kavurma, peynir, yufka ekmeği, süzme yoğurttu.
Güneyde yaşayanlarda bu coşku nevruzdan itibaren başlardı. Karadeniz ve Anadolu’nun yüksek kesimlerinde nisanın sonu en geç hıdırellezde yolculuk başlardı.
Yaylalar nasıldı? Bu sorunun cevabını Âşık Mevlüt İhsani’den öğrenelim:
Lale sümbül mor menekşe
Biter bizim yaylalarda
Yeşil başlı allı turna
Öter bizim yaylalarda
Bir yanında Kars Kağızman
Bir yanında Oltu Narman
Taze geyik yavru ceylan
Yatar bizim yaylalarda
Gümüş kemer ince belin
Kimler kınalamış elin
Al duvaklı allı gelin
Göçer bizim yaylalarda
Mevlüt İhsan çeker kahrı
Ne güzel Sarkamış şehri
Soğuk sulu Çoruh nehri
Akar bizim yaylalarda
Yaylalar, ergen kızların erkeklerin gönüllerine çıngı düşürmüş, ancak türküler bu yangının aynası olmuştu:
Türkülerimize, halk şiirimize geçmiş mekânlar arasında yaylalar da var. Sözleri Pir Sultan’a ait olan türküyü hatırlarsınız:
“Şu karşı yaylada göç kater kater
Bir güzel sevdası serimde tüter
Bu ayrılık bana ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni …”
Asker ocağından geçip de şu türkü ile tempolu koşmayan var mıdır?
“Ay akşamdan ışıktır / Yaylalar yaylalar / Yüküm şimşir kaşıktır / Dilo dilo yaylalar / Komşu kızını zapteyle / Yaylalar yaylalar / Bizim oğlan aşıktır / Dilo dilo yaylalar …”
Bu türkünün halay havası olan bir başka varyantı şöyle başlıyor:
“Bu tepe karlı tepe / Oy yaylalar yaylalar / İndim su serpe serpe / Oy yaylalar yaylalar…”
Karacaoğlan’ın, Dadaloğlu’nun ve daha pak çok halk şairlerinin koşmalarında hep yaylalara göç vardır. Zaralı Halil’in sesinden “Ben böyle yaylaya yayla mı derim / Başı bölük bölük kar olmayınca” sözlerini duyunca “vah! vah!” demekten kendinizi edemezsiniz. Ondan “Yaylalar yaylalar” ya da “Kösedağ yücedir Zara engini / Yaylaya çıkarlar fakiri zengini” uzun havaları ile göğüs geçirir, burcu burcu yayla kokuları özleminizle sarmaş dolaş olur. Hele Toros yaylaları… Hemen aklıma geldi: “Yayla yollarında yürüyen gelin / Allı şalvarını sürüyen gelin…” Bir başkası: “Yayla yollarında galdım yalınız. / Eşe dosta malum olsun halimiz…. / Yayla yollarına yokuş dediler / Ak kızın koluna yapış dediler…”
Bir dörtlük de yine Mevlüt İhsani’den vereyim:
“ Çıksın yaylalara eylensin eller
Kınalı gelinler kınalı eller
Nisan ayı geçti çağlasın seller
Dereye ne kaldı taşa ne kaldı …”
Bu kadar türkü nostaljisini yeterli bulup asıl konuma gireyim:
Kimi zaman yayla göçleri on günü geçerdi. Çobanlar önden sürülerle gider, arkadan eşyalarla beraber oba mensupları yürürlerdi. Hayvanların otlayabileceği bir göç yolu seçilirdi. Sürünün zamanında sağılması için sürülerle insanların arası fazla açılmazdı…
Ahmet ÖZDEMİR
- MEHMET CEMİL CEM’İ TANIYOR MUSUNUZ? - 03.09.2025
- NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU - 26.08.2025
- M. FARUK GÜRTUNCA: “SEN NE GÜZEL BULURSUN, GEZSEN ANADOLUYU” - 08.08.2025
- AHMET KUTSİ TECER VE ÂŞIK VEYSEY’İN KEŞFİ - 28.07.2025
- DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM - 21.07.2025
- CAHİT KÜLEBİ: “SİVAS YOLLARINDA GECELERİ / KATAR KATAR KAĞNILAR GİDER - 24.06.2025
- HALİDE NUSRET - 14.06.2025
- HAK İÇİN KURBAN MI, KÜP İÇİN KAVURMA MI? - 02.06.2025
- ŞAİR EŞREF : “KENDİMİ HECVEYLEMEZSEM KAFİRİM” - 23.05.2025
- ŞU SONSUZ KOŞU - 17.05.2025
- TRAKYA’DA DALLIK, HIDIRELLEZ, KAKAVA, TAYA KADIN ŞENLİKLERİ - 05.05.2025
- YAYLALAR YAYLALAR - 30.04.2025
- ABRIL ESİNTİLERİ - 20.04.2025
- MISRALARIN NOTALARIN KANADINDA BAYRAM GEZMESİ - 29.03.2025
- ÂŞIK VEYSEL’İN HAYATA BAKIŞI - 21.03.2025
