Murat Paşa Camii, trafiği, gürültüsü yoğun Vatan Caddesi ile Millet Caddesi’nin kesiştiği noktada insanların nefeslendiği, ibadet ettiği huzurlu bir köşedir. Bahar aylarında avlusundaki bahar dalları gündüz ayrı gece ayrı bir motifken, kırmızı, pembe renk güller göz doldurur.
Vatan Caddesi ile Millet Caddesi’nin kesiştiği noktada, İstanbul’un insan, trafik yoğunluğunun olduğu yerde bir huzurlu köşedir Murat Paşa Camii. İstanbul’a taşınacağımız yazın, bir akşam namazında camiye girdiğimde bembeyaz kıyafetler içinde huşu ile namaz vaktini bekleyen hanımefendi dikkatimi çekti ve usulca yanına oturdum. Birlikte namaz kıldık, namaz sonundaki dua kitabım ilgisini çekti, kendisine hediye ettim. Tanışma faslına geçince Şişli’de eczacı olduğunu namaz vaktini geçirmemek için burada kılıp sonra eve geçtiğini söyledi. Ben de bu yaz İstanbul’a yerleşeceğimi öncesinde işlerimi ayarlamak için geldiğimi söylediğimde, kendisinin de bizim memleketten ev aldığını ve oraya yerleşme düşüncesi olduğunu öğrendim. Ve bugün devam eden bir dostluğun temeli Murat Paşa Cami’sinde atıldı. Kader bu ya ben İstanbul’a taşındım, bir zaman sonra eczacı dostumuz da benim geldiğim memlekete yerleşti. Ramazan ayı gelince bizim camide, bizim köşemizde teravih kıldım derim, bazen de o bana, “Camimize gidip bana dua eder misin?” der.
Murat Paşa Cami’si, benim için çok özeldir. Caminin hikâyesi de özeldir, banisi Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Has Murad Paşa’dır. Murad Paşa ve kardeşi aslen birer Bizans prensidir. Fetih’ten sonra İslamiyet ile şereflenirler ve Fatih’in yanında Osmanlı Devleti’ne hizmet etmek nasipleridir. İstanbul’un kalbine bu güzel camiyi nakşeden Murad Paşa Akkoyunlu Uzun Hasan’la yapılan Otlukbeli muharebesinde şahadet şerbetini içer.
Murat Paşa Külliyesi’nin inşasına 1471-1472 yıllarında başlanmıştır. Has Murad Paşa’nın, caminin ihyası için H.877/M. 1473 tarihli vakfiyesinden anlaşıldığına göre, ilk yapı topluluğu cami, imaret, hamam, medrese, şadırvan, çeşme, hazireden oluşmaktadır. Murat Paşa’nın vefatının ardından külliye kardeşi Mesih Paşa tarafından tamamlanmıştır.
İnsanlar gibi şehirlerin de kaderi vardır. Yüzyıllar geçmiş, yangınlar, imar faaliyetleri, yol açımlarından İstanbul’un dokusu olumsuz etkilenirken, maalesef Murat Paşa Külliyesi de nasibini almış ve bugün cami külliye olma vasfını tamamen kaybetmiştir. Caminin batı tarafında bulunan medrese, 1929- 1930 senelerinde belediye tarafından yıkılmıştır. İstanbul’un en güzel eserlerinden olan hamam, 1956 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yıktırılıp yola katılmıştır, bu eserin izleri de silinmiştir.
Murat Paşa Camii, plan itibariyle iki fonksiyonlu, tabhâneli cami tipinin İstanbul’daki nadir örneklerindendir. Duvarları kesme taş işçiliği ve tuğladır. Kare planlı iki kubbeden müteşekkildir. Birinci kubbe on altı dilimli olup basit ve iri bir baklavalı kuşağa basar, ikinci kubbe mukarnaslı ve pandantiflerle süslenmiştir. Minare caminin sağ tarafında yer alır. Kaidesinde iki adet güneş saati mevcuttur. Minberi mermer ve kapı üzerindeki kitabesinde Kelime-i Şehâdet yazılıdır. Kürsüsü ahşap, mihrabı mermerdir. Avludaki şadırvan Kara Davud Paşa tarafından yaptırılmış olup, kendisi de bu hazire de medfûndur.
Hızla değişen dünyada, sürekli yer değiştiren insanlar ve bu değişimden nasiplenen şehirlerin kadim mimari eserleri… Murat Paşa Cami’si zamana ve koşullara karşı tüm asaletiyle direnmeye devam etmektedir.
Hülya GÜNAY
- MURAT PAŞA CAMİİ - 08.04.2026
- NİĞDE ŞEHRENGİZİ; KÖKLERİ DERİNDE BİR ŞEHRİN HİKÂYESİ - 31.03.2026
- VEFA SEMTİNE UĞRAYANA BOZA VERİR GÜZEL NEŞE - 30.01.2026
- SAİT FAİK’İN KÖŞKÜNDE YAZI DÜNYASININ ŞİFRELERİNİ KEŞFETMEK - 23.01.2026
- BELGRAD ORMANINDA DÖRT MEVSİM - 17.01.2026
- ASYA AVRUPA’DAN LATİN AMERİKA’YA İSRAFİL KURALAY GÜNLÜKLERİ - 10.01.2026
- GAZZE’Yİ UNUTMAYAN GALATA’DA GELEN YIL GEÇMİŞ YILDAN GÜZEL OLSUN - 02.01.2026
