TÜRK-İSLAM OKÇULUĞU YAZMA ESERLER SERGİSİ 

Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ve Okçular Vakfı’ndan Türk-İslam okçuluğunun tarihini, zaman içerisindeki gelişimini  yazılı ve görsel olarak farklı türde eserlerden öğrenmek için, işbirliğiyle hazırlanan Türk-İslam Okçuluğu Yazma Eserler Sergisi 5 Temmuz – 4 Kasım tarihlerinde saat 09.00-18.00 arası ziyaretçilerini bekliyor. 

Sergide el yazması, levhalar ve murakkalardan oluşan pek çok eser bulunuyor. Türk-İslam okçuluğunun tarih serüveninde teknik, kültürel, sanatsal yönlerini yansıtan sergi Rami Kütüphanesi, F4 salonunda. 

Okçuluğun İslam tarihindeki geçmişi Asr-ı Saadet’e kadar uzanıyor. Alemlere rahmet peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ok atmayı öğrenmeyi ve uygulamayı tavsiye ve teşvik etmiştir. Okçuluk hakkında hadis-i şeriflerden bazıları: 

Abdullah b. Abdurrahman b. Ebû Hüseyin’den rivâyete göre,  Resûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah tek bir ok için üç kişiyi Cennete sokar; Allah rızasını kazanmak için hayır olarak ok yapanı, oku düşmana karşı atanı ve atma işinde yardımcı olanı. Resûlüllah (s.a.v.) şöyle devam etti: Atıcılık ve binicilik yapınız. Benim için atıcılık yapmanız binicilik yapmanızdan daha hoştur. Tirmizî, 20/Fedâilü’l-Cihâd, 11(h. no:1637) 

Seleme b. el-Ekva’ (r.a.) bize rivayette bulunup şöyle demiştir: Eslem kabilesinden birkaç kişi yarış alanında ok atarlarken Resûlüllah (s.a.v.) onlara uğradı ve: “Ey İsmailoğulları, haydi sizi göreyim ok atın. Zira gerçekten sizin (büyük) babanız da iyi bir ok atıcı idi. Bu yarışmada ben, falan oğlu (Seleme b. Ekva’) ile beraberim.” buyurdu. Râvi devamla diyor ki: Bunun üzerine taraflardan biri ellerini ok atmaktan çektiler. Resûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Onların neyi var da ok atmıyorlar?” Onlar da: Ya Resûlüllah! Sen o tarafla birlikte olunca biz nasıl ok atarız dedi. Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) onlara: “Oklarınızı atınız, ben sizin hepinizle beraberim.” buyurdu. Buhârî, 61/Menâkıb, 4(h. no:350) 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir