Şarkıların girişinde çalınan, şarkı kıtaları arasında çalınan parçalardır. Bestekârlarca her şarkıya bir ARANAĞME bestelenmesi mecburiyettir. Bazı şarkıların aranağmesi yoktur veya kaybolmuştur. Sonradan bu eksiği gören kudretli bestekârlar eski şaheserlere aranağmeler yapmışlardır. Bu konuda ilk anacağımız dahî bestekâr Udî Nevres Bey’dir.
Tanbûrî Mustafa Çavuş’un Hisarbuselik şarkısı “Dök zülfünü meydane gel” şarkısına aranağme yapmış, Nevres Bey o kadar başarılıdır ki, İki bestekâr arasında üç yüz yıldan fazla zaman vardır. Fakat günümüzde bestelenmiş gibidir.
Şarkıyı bu kadar sindirmek ve tıpkı Mustafa Çavuş gibi hissetmek Nevres Bey’in dehâsının eseridir.
*
İkinci bahse konu edeceğimiz, Fehmi Tokay’ın Buselik şarkısı “Aman Cânân beni şâdet”dir. Bunun aranağmesini de Alâeddin Yavaşça yapmıştır. Bu şarkı üç kıtadır. Birinci Kıtayı Fehmi Tokay, ikinci kıtayı Kemani Necati Tokyay, üçüncü kıtayı da Alâeddin Yavaşça söylemiştir. Dar imkânlara sahip bir makamda bir kompozisyon şaheseri vücut bulmuştur.
*
Üçüncü örneğimiz, Mustafa Nafiz Irmak’ın Şevkefzâ Makamındaki şarkısıdır. Manisa’daki “KUBİLÂY” heykel manzumesini yontan, şarkının birinci kıtasını yazmış. Mustafa Nafiz Irmak, kıtayı Şevkefza Makamında bestelemiş. “Sebep sensin gönülde” ihtilale Mustafa Nafiz bir ikinci güfte eklemiş.
Niyazi Sayın, makamın seyrini özetleyerek bir aranağme bestelemiş. Bu aranağme bana çok tesir etmiştir. Muhayyer İLÂHİ’yi yazdığım zaman bu aranağmenin yapılışını örnek aldım.
Fırat Kızıltuğ
- FIRAT KIZILTUĞ İLE SOHBETLER - 06.11.2024
- ARANAĞME - 26.03.2023
- OYUNLARDAN BIKTIK - 11.03.2023
- YENİDEN - 01.03.2023
