Dik yamaçlı dağlarda, hayatta kalma mücadelesi veren ceylanlar arasında bir kral adayı varmış. Tilkilerden, sırtlanlardan, avcılardan ve benzerlerinden korunarak hayatta kalırsa lider olacakmış. Kural böyleymiş.
Zorluklar kaslarını kuvvetlendirirken, hayatta kalma stratejileri ve pratik zekasıyla, duygularını eğitmesi gerekiyormuş.
Tükendiği zamanlarda, lider olup olmak istemediğini düşünür, sorgularmış. “Neden buradayım, ben ne istiyorum ne kadar istiyorum?” Bir türlü bitmek bilmeyen soru ve cevaplar kafasını devamlı meşgul edermiş…
Arada Simurg kuşları uğrar, ormandaki gelişmelerden onu haberdar edermiş. Annesini, sevdiklerini, arkadaşlarını ve güzel ormanı anlatırmış… Doğduğu yemyeşil yerleri özler, bilge bir lider olmanın zorluğunu derinden hissedermiş.
Var olma yolculuğunda hayatta kalma mücadelesi verirken, kendini liderliğe hazırlamak, hiç de kolay değilmiş. Bu uğurda çok bedeller ödemesi gerekiyormuş.
Zaman geçtikçe, o da liderliğe doğru emin adımlarla ilerliyormuş. Bu süreçte oldukça kaygılanıyormuş. “Ya bu kadar emek, yalnızlığım, gayretim, yıpranmışlığım, özlemim, incinmiş duygularım… Hepsi boşa giderse?” diye düşünürken birden kendine gelmiş. “Her bir öğrendiğim şey bana bilgelik, deneyim ve tecrübe katar” diye düşünüp dururken bir yandan da haberci kuşların gelişini gözler olmuş.
Haberin heyecanı onu yerinden etmiş. Kuşlar da ormandaki ceylan ailesinden haber getirirken bir taraftan da Ceylan’ın haberini anında ormana rapor ediliyorlarmış. Ceylan’ın her geçen gün gelişip değiştiğini, boynuzlarının uzadığını, hayatta kalma mücadelesiyle, eski tüylerinin dökülüp yerine yenisinin geldiğini, beneklerinin artık belli olmadığını, gözlerindeki keskin bakışları, ormandaki bilgelere rapor ediyorlarmış.
Ve bir gün beklenen an gelmiş.
Simurg, kuşları artık dağdan inmesi gerektiğini söyleyince bizimkinin heyecanla gözleri parlamış. Büyük bir heyecanla, mağarada sığındığı evine geri döndüğünde, etrafa bakıp içini hüzün kaplamış. “Bana zor anlarımda sığınak oldunuz. Benim için çok önemlisiniz. Varoluşumdaki katkınız küçümsenemez” demiş ve hüzünlü bir halde teşekkür ederek oradan ayrılmış.
Ayrıldıktan kısa süre sonra, ailesinin yanına döneceğinden, içini büyük bir mutluluk kaplamış.
Dağın eteğinde, ormana, uçsuz bucaksız gökyüzüne, ona arkadaşlık yapan börtü böceğe son defa bakmış. Vahşi hayvanları bile minnetle başını eğerek selamlamış. “Beni güçlendiren, bugün var olmama katkı sunan her birinize teşekkür ederim.” demiş. Gözyaşını silerek sevinçle ormanın içine dalmış.
Aman Tanrım, o da ne…
Herkes onu karşılamak üzere bir koridor oluşturmuş. Bizimkini görenlerin ağzı açık kalmış. “Bu ne güzellik, vav!” Bizimki ise kendinden habersiz, sadece zorluklarla mücadeleye odaklanmış ve kendi güzelliğini fark edememiş.
Kral, Ceylan’ın yanına gelince ormanın en parlak ışık aldığı şelalenin yanında saygıyla eğilmiş. Kral, “Hoş geldin yavrucuğum. Yolun hayırlı uğurlu olsun. Başını kaldır ve suya bak” demiş.
Bizimki şaşkınlıktan küçük dilini yutacakmış. Bir de ne görsün… Suya yansıyan ta kendisi! Bu ne güzel boynuzlar, parlak tüyler, gelişmiş kaslar, gözlerindeki parıltı… Bir süre öylece kalakalmış. Kendine hayran kalmış.
Yolculuğunda, var olma ve lider olma isteğinin; anlamlı bir hayat için lider olma arzusunun ne kadar saygın bir şey olduğunu düşünerek… Kendine, inancına ve her daim yanında olan Bilge’ye şükranlarını sunmuş.
Lider tacının yanında ormanın en güzel Ceylan’ı da ona eşlik etmek, eş olmak için hazır haldeymiş. Bizim Ceylan, lider olarak dünya evine girmiş ve bu huzurlu, mutlu yaşam başlamış. Ta ki o da yeni liderler yetiştirene kadar…
Gülsüm TÜZÜN
- GENÇLERE HİTAP - 13.03.2026
- ATEİSTLİKTEN MODERN ZAMAN DERVİŞLİĞİNE - 17.02.2026
- İKİNCİ ABDÜLHAMİT HAN’I ANMA VE ANLAMA PROGRAMI - 15.02.2026
- II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ - 12.02.2026
- SOYKIRIM KISKACINDA DOĞU TÜRKİSTAN - 10.02.2026
- BOZKIRDAN İNSAN MANZARALARI - 09.02.2026
- BOZKIRIN AYNASINDAN YANSIYAN YÜZLER - 03.02.2026
- AFGANİSTAN’DAN AMERİKA’YA DEVRİ ALEM - 27.01.2026
- GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE HAT SANATI - 20.01.2026
- ESKADER BÂBIÂLİ SOHBETLERİ’NDE GÜNEY AMERİKA RÜZGÂRLARI ESTİ… - 18.01.2026
- YAPAY ZEKA ÇAĞINDA MEDYA VE YAYINCILIK - 13.01.2026
- MAGNA FORTUNA ÇEBİ’YLE PERU’YA YOLCULUK - 12.01.2026
- YAPAY ZEKA ÇAĞINDA MEDYA VE YAYINCILIK - 06.01.2026
- HEGEMONYA, MEDYA VE İŞGAL ANLATISI BAĞLAMINDA SURİYELİ VE FİLİSTİNLİ KADINLAR - 04.01.2026
- HEGEMONYA, MEDYA VE İŞGAL ANLATISI BAĞLAMINDA SURİYELİ VE FİLİSTİNLİ KADINLAR - 30.12.2025
