FİLM EKİMİ: KAMERANIN ARDINDAKİ DİRENİŞ

YÜREĞİNİ ELİNE AL VE YÜRÜ

(PUT YOUR SOUL ON YOUR HAND AND WALK)

  • Yönetmen: Sepideh Farsi
  • Fransa, Filistin, İran / 2025
  •  Renkli / 110’ / İngilizce, Arapça; Türkçe altyazılı

“Yüreğini Eline Al ve Yürü, Filistinlilere yönelik süregelen katliama bir sinemacı olarak benim yanıtımdı. Akıl sağlığımı kaybetmemek için kendimce bir yoldu. Filistinli bir arkadaşım beni Fatem’le tanıştırdığında bir mucize gerçekleşti. O zamandan sonra, bombalar altında hayatta kalmaya çalışıp savaşı belgelendirirken benim Gazze’deki gözüm oldu. Ben de onun deyimiyle, Gazze hapishanesinden dış dünyayla bağlantısı oldum. Bu hayat hattını 200 günden fazla canlı tuttuk. Birbirimize yolladığımız pikselcikler ve parça parça sesler, bu gördüğünüz filmi oluşturuyor. Fatem’in 16 Nisan 2025’te İsrail’in evine düzenlediği saldırıyla katli filmin anlamını sonsuza dek değiştirdi.” – Sepideh Farsi

7 Ekim 2025 de Film Ekimi bu sefer sinefillere değil insanlığa dokundu. Film perdesinde bir yapım değil, hayatın kendisini ve insanlığımızın sınavını izledik.

Fransa’da yaşayan İranlı yönetmen Sepideh Farsi, Gazze sınır kapısındaki duvarlara takılır. Gazze’ye ulaşması için hiçbir imkânı yoktur. 24 yaşındaki Filistinli Foto Muhabiri Fatma Hassona ile tanışmak için Gazze’ye giremeyince mültecilerden Fatma’nın arkadaşı Ahmet aracılığıyla Fatma’ya ulaşır. Bir yıl boyunca görüntülü süren görüşme ve mesajlaşmalar ile Gazze’nin içindeki yaşamı, acıyı Fatma aracılığıyla anlatır. İki kadın, iki sınır. Biri Gazze’de, savaşın ortasında; diğeri Avrupa’da, sürgünde. Sepideh Farsi’nin Put Your Soul on Your Hand and Walk belgeseli, bu iki hayatı sınırların üzerinden kurulan bir bağla birbirine dokunduruyor. Film, izleyiciyi saniye saniye elinde yüreğini tutarak izlemeye zorlayan, 2025’in en çarpıcı tanıklıklarından biri.

24 NİSAN 2024

‘‘BİZİ YENEMEZLER, KAYBEDECEK BİR ŞEYİMİZ YOK’’ FATMA HASSONA

Fatma’nın ışıltısı, savaşın ötesinde bir ayna. Bildiğimiz hiçbir sinema kompozisyonu, mizansen ya da sinematografik görüntüyle kıyaslanamaz. O küçücük telefondan izlediğimiz kareler hafızalardan silinmez. Onunla birlikte bir şehrin insanı, bir ailenin evladı, birinin dostu olurken susuz kalmanın, aç kalmanın, sevdiklerini kaybetmenin, gün be gün bazen umudun ne kadar acı olduğunu görürüz. Bu ağır duygularla güçlü kalmaya çalışmanın ne kadar zor ama bir o kadar da güzel olduğuna onunla birlikte tanık oluruz.

‘‘GÜÇLÜ VE CESURUZ’’ FATMA HASSONA

Bombalar altında yaşamak, elektriksiz ve susuz haber beklemek, destek beklemek ama vatanını terk etmeden “Burası benim” diyerek sahiplenmek… Bunu bilerek ölmenin ne kadar mertçe, gururlu ve korkusuz bir duruş olduğunu Fatma bize gösterir. O sadece gülmez; başkaldırır, bir duruş sergiler. Bir film değil, hayatın ta kendisidir.

Çocukların kahkahaları ve uçak sesleri arasında, dünya nasıl görmez diye düşündürür ve biz neden burada duruyoruz diye sorgulatır. Piksel piksel görüntüler ve kesik kesik ses kayıtları bile filmin anlatımını bozmaz; aksine izleyiciyi daha da yakına çeker, aradaki mesafeyi ortadan kaldırır. Fatma ile adeta arkadaş oluruz.

Gazze’de insan olmak bir şeref, onur ve gurur kaynağıdır.

1 MAYIS 2024

‘‘ÇATIDA QANNAS (SNİPERLAR) VAR…

ÖLÜM NEFİS BİR ŞEY SADECE TADAN YOK ARAMIZDA’’ FATMA HASSONA

Yönetmenin şüpheci inancının aksine, imanlı bir genç kızın Allah’a olan inancı izleyicide derin bir sorgulama kapısını aralar. Fatma’nın inancı ve gücü, insanı ateşe basarken serin tutan bir imtihan gibidir… Cesur tutarken, insanı hem kendi acılarına hem de varoluşuna utanarak baktırır. Fatma’nın parıldayan gözlerine bakarken, insan olmanın ne demek olduğunu tekrar hatırlarız. Hangi dinden, hangi milletten olursan ol; insan olmaktan utandığın o an, Fatma sana bakar ve sadece gülümser. Hayatımda, daha acı ve daha güzel bir gülüş görmedim.

‘‘Sen normalsin, normal olmayan durumun kendisi…’’ Sepideh Farsi

‘‘Bütün bunlar bittiğinde Lunaparka gitmek istiyorum. Kendim olmak için bu tarihi belgelemeliyim. Nasıl hayatta kaldığımı, neler yaşadığımı…’’ Fatma Hassona 

SON GÖRÜŞME:15 NİSAN 2025

‘‘TANIŞALI 1 YIL OLDU… CANNES’A MOATAZ İLE GELSEM? ’’FATMA HASSONA

İçimizi en çok burkan an ise, son görüşme; 15 Nisan 2025 Cannes Film Festivali’ne filmin katılacağı haberinin verilmesidir. Çünkü ölümün de bir belgesi olan bu haber, filmin kendisini izleyicide adeta bir ağıta dönüştürür. O sesi, şarkıları, kahkahaları; kardeşlerini, babasını ve dostu Mahasen’in ölüm haberini veren Fatma ile arkadaş olduğumuzu asla unutmayız.

Sepideh Farsi, en acı sahneleri en yalın ve gerçek görüntülerle aktarırken, Fatma ve ailesi şehit olur. Biz ise yerimizden kalkamayız. İzleyici, Gazze’de ve binlerce şehit verilen yerde kalan acıyla, Fatma’yı dünyadan ve bu film sahnesinden iki kere izlemenin sancısını yaşar. Buna rağmen Fatma, bize gülüşü, direnişi ve ışığını armağan eder. Ömrünün son zamanlarında tüm bu savaş yorgunluğu, gürültüsü ve acılarından uzaklaşmak istediğini ifade etse de, asla Gazze’yi terk etmezler; direnişin, imanlı ve güçlü Gazze halkının varlığının hiç unutulmamasının her şeyden kıymetli olduğunu biliriz.

ELİF TÜRE ATAM

3 “FİLM EKİMİ: KAMERANIN ARDINDAKİ DİRENİŞ”yanıtını veriyor

  1. Okurken yüreğim sıkıştı; her satır insanlığın aynası gibi. Sinemayı değil, hayatı izler gibi hissettirdiniz. Çok etkileyici bir yazı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir