İŞGALDEN GERİYE KALAN

Toprakları işgal edilmiş bir şehirim şimdi. Yere serilmiş güzelliklerim, viran olmuş hanelerim. Meydanlarım bomboş şimdi. Kesif bir sessizliği haykırıyor kaldırımlarım. Taşların lisanında feryatlar gizli. “Eyvah” diyorlar “Görmüyor musun hafızası siliniyor sokaklarının.”

Görüyorum kendimden uzaklaşıyorum yavaş yavaş. Yollara düşüyor sakinlerim nereye gittiğini bilmeden. Çocukların gözlerinde korku ve gözyaşı. Sırtlarında birkaç parça eşya, omuzlarında gurbete düşmenin ağırlığı. Yüzlerinde binbir acının izleri. Uzaklara doğru çevrilen belirsiz bakışların taşıdığı ürperti, şaşkınlık ve kaygı.

Oysa sükunetiyle meşhurdu şehrim bir zamanlar. Tarumar oldu şimdi her bir köşesi. Bahçelerindeki binbir güzellikten eser kalmadı. Çiçeklerinin boynu bükük artık.

Ve şehrin kalbinde asılı bir bayrak var dalgalanan. Düşmanın mı yoksa kendinden uzaklaşma saltanatının mı olduğunu bilmediğim. Ve içinin ayazında tirim tirim titreyen bir çocuk. Mahzun bir halde bir köşeye sinivermiş Bir yandan direnmeye çalışırken zayıf bedeni bir yandan gözlerinden yağmurlar iniyor sokağın soğuk taşlarına. Ümit, yavaş yavaş bir gül gibi ellerinde soluyor çocuğun. Artık bütün irtibatları kopmuş. Bir elin yahut ecelinin gelişini bekliyor titreyerek.

Mücahit Kocabaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir