TARAF

Gördünüz mü filleri?
Nasıl da büyüktü ayakları!
Hele iki adım atmayagörsün
değişiyor dünyanın ayarları.
Gürültüsünden,
öfkesinden
uyutmuyor çocukları!
Ses getiren sade ayakları mı?
Yüzü insan şeklinde olsa ne yazar
nedense bakası gelmiyor insanın 
hınzırı andırıyor her hâli.
O biçimsiz başta
saç diye duran sarıdan bozma kıl yumağı…
İnsan demeye bin şahit ister derdim şüphem olsaydı eğer
insan değil besbelli!
Dinozor dediklerinin türü tükenmemiş miydi?
Bu nasıl bir tür ki
suretinde toplanmış hayvanat alemi!
Ya konuşmasına ne demeli?
Akrep mi yılan mı ki
bunca zehri bir çırpıda saçabiliyor ağzı?
Keşke sırf kendine olsa zararı!
Ne mümkün!
Sağından soluna dönerken bile
yerinden oynuyor dünyanın ibresi!
Ne yazık ki
çimenler de payına düşeni alıyor,
güller de eziliyor orası doğru.
Umurunda mı olur filin ezip geçtiği.
Hanımeliymiş, karıncaymış ya da bir başka canlı.
Filler diyorum nasıl tepişiyorlar görmeyen kaldı mı!
Kafasını kaldırmaya mecali olamayanlar
göremiyorlar şu toz dumanın içinde
bu kavgayı önce kim çıkardı!
Sonra, sormayı sorgulamayı da akıl etmeyenler var.
Öyle ya ne uğruna çarpışıyor bu filler, nereden çıktı bunca kuyruk acısı?
Varsa yoksa kuyruklara girme telaşı!
Dünyanın sonuna kendini en iyi biçimde hazırlama kavgası!
Ah bir kaldırabilse başını
çimenler dahi anlayacak
filden bozma mahlukların savaşını!
Etraf toz duman,
dengeler alt üst,
hava sisli,
sema puslu…
Kurtlar da çok sever bu zamanı.
Bir kurtlar, çakallar eksikti
fırsattan istifade
onlar da salındı
meydana,
tam oldu!
Koru koruyabilirsen kendini insanoğlu,
tarafını seç!
Kuşlar kazanmıştı bu savaşı bir kez hatırla
hem de fillere karşı!

Gamze Koç

Gamze Koç

3 “TARAF”yanıtını veriyor

  1. Çok güzel olmuş, cuk diye oturmuş anlayana tabiiki. Yüreğinize gönlünüze sağlık Gamze Koç hocam. Sevgilerimle

  2. Kalemine sağlık adaşım
    Rabbim iyilerin herzaman mükafatını vericek inşallah 🤲

  3. “Fillerin ayakları büyük, zehri bol, kavgası gürültülü doğru.
    Ama asıl mesele şu, bu filler kendi ormanlarını mı savunuyor, yoksa kendi kuyruklarını mı?
    Çimenleri ezen, gülleri ezen, çocukları uyutmayan o ayaklar, bir gün kendi sahibini de gömebilir.
    Kurtlar ve çakallar fırsatçıdır, evet. Ama asıl tehlike, fillerin ben buradayım diye dünyayı sarsarken yarattıkları boşlukta ortaya çıkanlardır.
    Kuşlar kazandı bir kez. Hatırlatmak istersek bi daha Ebabil kuşları hortumdan değil, taştan korkmaz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir