ŞİİR VE ŞAİR…

Anlamın en derini, söylemin en ahenklisidir. Kimi zaman kırgınlıkların en güzel ifade edilişidir, kimi zamanda sevdiğini ve hasretini anlatmanın en zarif yoludur. Kendimizi ifadesiz ve yorumlanmamış sandığımız zamanların ışığı gibi.

Hiçbir şair kaba, hiçbir şiir kifayetsiz gelmez insana. Her şiirde bir tılsım, her şairde derin bir sanat aşkı vardır. Sanatın tüm renklerinden şairin eti kemiği oluşmuştur adeta. O yüzdendir ki her kelime bir renk, her dize bir nota, her şiirde bir tablodur gözlerimize. İnsan ruhuna bir doyum, dimağına gelişimdir şiir.

Kimi zaman tek bir kelimeye uzun yılları, tek bir cümleye nafile geçen ömrü sığdırır şair. Yormadan yorulmadan şairin ruhu bir su gibi dolaşır damarlarımızda. Kaç ruha üfler duygularını, kaç yürekte kaç farklı yorum bırakır belli olmaz. Ama hep hoş bir sada bırakır onu biliriz. Bu yüzdendir ki duygu yoğunlaşmalarımızın varış noktası olur.

Bazı şairlerin bazı şiirleri bize yazılmıştır tam olarak. Gönlümüzün sayfalarında hep onun şiirleri vardır. Hangi sayfasını açsan, hangi cümlesini okusan bir hissiyatımız hapsolmuştur kelimelerine. Zaman zaman hüznümüz, zaman zaman sevincimiz, en çokta sevdalarımızı barındırır bu sayfalar.

Bizi en temiz ve dokunaklı anlatan şiirin üstüne bir tanecik daha şiir olmazmış gibi düşünsek de, kitaplar dolusu dizeler okunmayı bekler bir yerlerde. Tıpkı daha tek kelimesi ağzımızdan dökülmemiş sırlarımız gibi. Elbette bir gün rastlaşırız bir yerlerde…

Gözlerimizi kapatsak sonbahar yaprakları gibi savrulsa şiirler dört bir yanımıza. Saçlarımızda ışıldasa şiirden yıldızlar. Ve dünyayı şairlerin yüreği kucaklasa en anlamlısı ve zamansızından. Ve tekrar tekrar yazılsa iyiye, güzele, aşka, sevgiye dair en güzel şiirler, en büyük şairlerin kaleminden.

Bahar Uzun Göztok

Bahar Uzun Goztok

2 “ŞİİR VE ŞAİR…”yanıtını veriyor

  1. “ Kendimizi ifadesiz ve yorumlanmamış sandığımız zamanların ışığı gibi.” En çok etkilendiğim satır . Her cümle aynı anlamlı senin gibi canım ❤️ Tebrik ederim.

  2. O, çit çekerken
    Yokluktan direk yerine sırık dikti
    Ve birkaç akasya ağacını sırık niyetine kullandı

    Sonra savaşa gitti
    Döndü bedeninde şarapnellerle

    Bu arada
    Tellər akasyaları sıkı sıkı sarmıştı
    Sonrasında
    Kabuğunu yırtıp içlerine geçmişti
    Şimdi akasyalar, telleri sıka sıka yiyordu

    Sahibine benziyordu akasyalar
    Sanki onların da bedeninde şarapnel vardı
    Ve o şarapnellerle besleniyorlardı
    Demir ihtiyaçlarını
    Kökleri zahmet çekmeden böyle karşılıyorlardı

    O da şarapnellerle besleniyordu
    Bir savaş gazisi olarak
    Aylık 80 manatla

    Bir gün borcundan dolayı
    Gazı kesildi
    Akasyaları odun yapıp parçaladı

    Yaktı akasya odunlarını
    Akasya şarapnelleri sıcaktan eriyordu
    Ama onun bedenindeki şarapneller
    Daha da üşütüyordu

    Bahtiyar Hidayet
    Azerbaycan, Kazak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir