HER ŞEYİN BİR İLKİ VARDIR

Yıllarca anlatılan, iyi ya da kötü pek çok sonuca sebep olmuş, bir sürü savaş yaşanmıştır tarih boyunca. Örneğin; Roma’ya çok şey öğreten, onu imparatorluğa terfi ettiren ve yüz yıl süren Kartaca (Tunus yarımadasında kurulmuş bir Fenike kolonisidir.) Savaşları ya da neticeleri ikincisine sebep olan Birinci Dünya Savaşı ki; aynı savaşla Anadolu da küllerinden doğmuştur. Bu örnekler çoğaltılabilir… Ancak bunların içinde şu an için tespit edilen en eski meydan savaşı olan ve döneminin iki süper gücünü (Mısır-Hitit) karşı karşıya getiren Kadeş Savaşı ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü bu savaş tarihe bilinen ilk barış antlaşmasını armağan etmiştir. Yazımızın konusu Kadeş savaşı ve Kadeş barışına geçmeden önce savaşan süper güç her iki devletin genel durumunu kısaca anlatmak yerinde olacaktır.

Hitit kralı 2.Muvatalli çağdaşı ve rakibi 2.Ramses’e göre daha şanslıydı. Öncülleri 1.Şuppiluliuma ve 2.Murşili ona sınırları askeri seferlerle ya da siyasi evlilikler yoluyla güvence altına alınmış güçlü bir ülke bırakmışken; çağdaşı ve rakibi 2.Ramses, bir yandan kendinden önceki siyasi rehaveti bitirmeye çalışıyordu bir yandan da Suriye sınırını güvence altına almaya çalışıyordu. İki taraf bu durumlar içerisindeyken, 1296 yılında, Asi Irmağı kıyısında, Kadeş’te (günümüz Suriye’sinde Humus şehri.) beklenen büyük savaş gerçekleşir. Her iki ordu da sayıca hemen hemen denktir ancak dengeleri belirleyen bir takım gelişmeler de yaşanır. Başlarda Hitit saflarında yer alan Amurru (Hitit kaynaklarında Orta Suriye.) Kralı Benteşina, son anda Mısır tarafına geçer ki savaşın ana sebebi bu bölgenin hâkimiyetidir. Tabii bu süre zarfında Hitit tarafı da boş durmamış; paralı askerlerle ve Likyalı (Akdeniz Bölgesi, Teke Yarımadası’nda yer alan bir uygarlık.) korsanlarla birliklerini güçlendirmiştir.

Ordusunu Amon, Re, Ptah, Sutekh (Mısır tanrı adları.) isimlendirmeleriyle dörde ayıran 2.Ramses, konumundan beklenmeyecek büyük bir hatayı ordugâhına asker kaçağı gibi gönderilen iki bedevinin anlattıklarına inanarak yapar. Kuvvetlerini iki asker kaçağı görünümlü casusun bilgileriyle ilerleten Ramses, hezimete uğramaktan savaşı kazandıklarını düşünen Hitit askerlerinin zafer sarhoşluğu ve ganimet hırsıyla kovalamayı durdurmasıyla, başka bir deyişle başıbozuk bir yağmacı sürüsü haline gelmesiyle ve ordusuna son anda denizden gelen destekle kurtulur. Neticede Ramses, canını zor kurtarmış ve iyice hırpalanmış ordusuyla ülkesine döner ancak abartıyı seven ve lehte propagandayı son derece başarılı şekilde yayan Mısır saray şairleri, durumu büyük bir askeri başarı gibi göstermeyi ustalıkla başarırlar. Bu propagandanın izleri günümüzde dahi görülebilir.

Kesin çizgilerle bir galibi olmayan bu savaşın kazançlı çıkan tarafını belirlemek ise aslında hayli kolaydır. Savaştan sonraki genel duruma ve imzalanan antlaşmanın içeriğine bakmak durumu kavramak için yeterlidir. Öncelikle savaşın çıkış sebebi Amurru ülkesi, Hititler’e geçer ve Ramses bir daha Hitit sınırlarına askeri sefer düzenlemez. Tam burada savaşın kazançlı çıkan tarafının göstergelerine devam etmeden küçük bir bilgilendirme yapmamız yerinde olacaktır. Kadeş Antlaması’nın imzalanması savaşın galibi Muvatalli dönemine değil, 3.Hattuşili dönemine denk gelir. İsmi geçen kral kızlarından birini Mısır sarayına gelin gönderir ve 2.Ramses uzak ülkeden gelen bu geline sarayındaki sıradan bir cariye gibi muamele etmek bir yana onu “başkadın” ilan eder. Bunlara ek olarak Kadeş Antlaşması’nın (1280/1269) pek çok konuda (Örn; mülteciler ya da esirler…) mütekabiliyet esasına dayanması da savaşın kesin bir galibinin olmadığının bir diğer göstergesidir.

Şartları oldukça ayrıntılı olan ve  “…bunlara her kim uymazsa Hatti ülkesinin bin tanrısı ile Mısır ülkesinin bin tanrısı onun evini, ülkesini ve kullarını mahvetsin!” sözleriyle bağlanan antlaşma ön Asya uluslarına yetmiş yıl sürecek bir barış dönemi getirmiştir ki, bu tarihte ender görülen bir durumdur. Ancak Hitit imparatorluğunu zirveye götüren bu savaş ve antlaşma maalesef aynı zamanda en güçlü dönemine ulaşan imparatorluğun, doruk noktasından inişini de başlatmıştır.

Kübra Yıldırım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir